10 Mart 2022 Perşembe

bir mart gecesi

kendimi bildim bileli kendimle hiç sıkılmam :)) hep bir meşguliyetim hep yapacak bir şeylerim vardır, ondandır ki kimseye sarmam canım sıkıldı diye. sanki yıllardır başımın çaresine bakma derdine düşmüşken çok yapacak şeyim olmuş. başımın çaresi de yalnızlığında bir huzurda. mart ortasında fırtınalar kopuyor, dışarıda esen güçlü rüzgarlar, içeride kapı aralıklarından girip çarpıyor kapıları. yalnızlığımda korku yok, öcüler yok.
şimdi gecelere düştüm. uzuncadır hep uykuya sakladığım gecelerim şimdi klavye seslerine yakınlaşır oldu. sanki bir tarafım gazeteci de, gündüzleri bakar, geceleri yazar bir ben var içerde. içimdeki ben sanki hala 15 yaşınca merakıyla bakınıyor, sorumlulukları bazen fazla gelip, devrilip kıçını pofidik örtülere sarılıp, sıcacık çorbalar içmek istiyor.
içimin bir tarafı kalabalıklara bir şeyler anlatıp duruyor. bir tarafı da birebir herkesle hoş sohbetlerde farkındalıklarını paylaşıyor.

sanki bütün insanlığın derdi anlaşılmak. bizi çepeçevre saran sevgiyi göremediğimizden, anlattım, anlamadı, anlatamadı, anlamadı, anlaşıldılar arasında gide gele bir hal olduk.
meşguliyetler duygu yoğunluklarını öteliyor :))
bugün 4 yıldır yapıyor olduğum eğitimlerden birini daha yaptık, güncellemeli haliyle. bulunduğum, tercih ettiğim tüm eğitimlerin bir kombosu niteliğinde, iletişim, psikodrama oyunları, hareketli haller. ooo non formal eğitim bizden sorulur. gururluyum neticede, niyetim bu organizasyonları daha çok okula ve kişiye kuruma oluşturmak.
29 oldum 2022'de. bu dönem bir tez yazıp aile danışmalığı eğitimine gidiyorum. aslında bir yandan da kendi işimi yapabiliyorum ama sanki maden kaza kaza kendime yatırım yapıyorum. hala 15 yaşındaki taze heyecanımı görüyorum.

M. ile kavuşma hayallerimizi seviyorum.

5 Mart 2022 Cumartesi

ne çok çabam var anlaşılmaya dair. anlatıyorum da anlatıyorum bazen, kendi biliyorum sandıklarımı, hislerimi, düşüncelerimi ve en çok planlarımı öyle anlatmak geliyor ki içimden.

bugün mart ayında taze bir haftasonuna giriş yaptık. şubatın son günleri fırtınalarla geçerken, ertesi gün masmavi gökyüzüyle ama hırçın dalgalarla uyandık güne. sonraki günlerde dalgalar da duruldu, hava da ufak ufak ısınmaya başladı.
mevsim döngülerine aşina olup, teslimiyet içinde olsak ne güzel olurdu. ben güvendeyim mesajını her an verebilirdik kendimize. fırtına var ve güvendeyim, şu an güneşli ve güvendeyim.
mevsimler döngüsünde kıştan çıkıp, ölü toprağını üstünden atıp açan badem çiçeklerine tanık olmak adeta bir mucize. her gün batan güneşe vakit ayırıp sadece ona tanık olmak bir mucize.

20 Şubat 2022 Pazar

bu bir alıntıdır :)

Gülcan Özer herkes kendi hayatının kahramanı kitabında paylaşıyor bunu. Alıntı pek paylaşmıyordum ama ben anlatsam insan olmaya dair böyle anlatmak isterdim diyebilirim. keskin, kesin yargılardan kaçınıyorum olabildiğince. bu cümleyi bile asla kurmam demiyorum. olabildiği kadar. bakalım neler demiş. bütün Şiddetsiz iletişim yasalarını saymış :))


"En kötü özelliğim çok iyi niyetli olmam"dı demeyen samimiyetin sahici bir hayatın olmazsa olmazı olduğunu pişmanlıkları olan bilen iyi kalpli olan kendi kötülüğünü tanıyan mükemmelin mümkünün düşmanı olduğunu bilen
kederden kaçmayan ancak kederle beslenmeyen bedeninin dostu olan yüzündeki çizgileri seven yavaşlamayı bilen
cebinde çeşit çeşit hevesi olan hayallerinin peşi sıra giden aşkın ömrünün en torpilli halde bile üç yıl olduğunu söyleyen
evliliğin kendini karşıdakine emanet etmek olduğunu bi- len kalp kırmaktan çekinen duygusundan korkmayan "Azı karar çoğu zarar" kelamının korkaklar tarafından uydurulduğunu bilen "Düşün düşün boktur işin" kelamının ise külliyen fenalik olduğunu, düşünmenin lazım olduğunu hep hatırlayan utanan yüzü kızaran vefalı olmayı önemseyen ana baba olmanın ömürlük dersimiz olduğunu bilen çocuklarını işgal etmemeyi becermiş kogulsuz ve kendine rağmen sevebilen gocuklarıyla arkadas olmayan kendine arkadas bulan yaşlanmayı beceren genç görünme hevesinin esiri olmayan
bedenine müsaade ve itina eden vemek masası muhabbetini pas geçmeyen sefkati ve şehveti ahbap edinen "Yanlış yaptım"la başlayan cümleleri olan ve bunu gurur- la taşıyan istemeyi bilen vermeyi seven hayatı da kendini de ayarınca ciddiye alan ciddiyetin içinde boğulmayan çokça gülen ağladığına ağlamayan cinsiyetine sahip çıkan ve onu seven "Ben olsaydım"la başlayan cümleler kurmayan elinde hata ölçerle gezmeyen hata yapabilme konforunu kendisine verebilen başkasına da verebilen iyiye de kötüye de müptela olmayan çok sevmek, çok istemek ile müptela olmanın başka oldu- ğunu bilen insanın ruhunun da parmak izi olduğunu hatırlayan biricik olmaktan korkmayan toplum kuralları denen mevzuyu iyi okuyan esiri yahut düşmanı olmayan hayat dediğinin hepi topu zaman aşımı oyunu olduğunu fark eden iki kapılı bir handa yürüyüp gittiğimizi unutmayan Aşik Veysel'i illa dinleyen dünyaya alheı gözle bakan ve bakmak ile görmenin aynı sey olmadığını bilen insana iyi gelen aydınlık bir ömür dilerim.

4 Kasım 2021 Perşembe

akşamlar

salonda serili tüm matlar, herkes ya tanıdığıyla ya da kafasındakiyle beraber gelmiş. birbirini tanımayan ama o alanı paylaşan onlarca insan. biraz ara vermeye ihtiyacım var, biraz kendimi dinlemeye ihtiyacım var, rahatlamaya ihtiyacım var.

ve ne kadar da çeşitliydi birbirilerinde buldukları ihtiyaçların karşılıkları. ve buluşuveriyor insanlar, bir umutla. akşamlar geceye dönüyor, niyetler birer tohumken ağaca, meyveye.
dönüşümün neredesindesin??
ÖZERKLİK onur özgürlük bağımsızlık kendini ifade etmek alan doğallık/kendiliğindenlik BARIŞ kabul denge güzellik birlik kolaylık teslimiyet uyum umut düzen iç huzuru alan

FİZİKSEL bakım konfor gıda su hareket / egzersiz dinlenme / uyku güvenlik (fiziksel) kişisel bakım cinsel ifade barınak dokunma

BAĞLANTI kendinle bağlantı kendini ifade etmek paylaşılan gerçeklik istikrar destek görmek ve görülmek güven anlayış seçim kabul sevgi takdir otantiklik aidiyet özen yakınlık iletişim topluluk dostluk şefkat düşüncelilik empati dostluk dahil olma ilham bütünlük samimiyet karşılıklılık işbirliği mevcudiyet saygı / öz saygı güvenlik kendini kabul kendine özen

ANLAM kutlama meydan okuma netlik bilinç katkı yaratıcılık keşif verimlilik etkin olma büyüme/gelişme içselleştirme bütünlük öğrenme yas hareket katkıda bulunmak iç görü ilerleme destek anlayış

OYUN heyecan eğlence mizah gevşeme

22 Ekim 2021 Cuma

yollardan yolculuklara

20.10.2021 eğer kendi yaşam döngümüzü, tekrarlarımızı görürsek sanki işler kolaylaşır gibi geliyor. beni zorlayan şeyler olduğunda meğer onları anlatır dururmuşum. şöyle de oldu da böyle de oldu da. bu hafta bütün gündüzler balkondan deniz gören bir kıyı şeridinde palmiyelere bakarak geçirdim. hayaller kurup, ofisim için yazım çizim yapmayı bekleyerek oyalandım durdum, birçok maddi manevi kaygılarla uçuşan düşüncelerle sadece adını koydum :)) derinlere inmemek için, su soğuk üşürüm diye kıyıda daha çok üşüyorum aslında.
hava serin, deniz dalgalı sanırken bir anda tüm vücudunu suya sokmaya karar verip bir çığlıkla sudan çıkıp yaşanan o müthiş an, biraz yüzünce dalgaları bile hissetmediğin bir yerde coşku geliyor. sanki içimde anlatılmayı bekleyen ama çok derinlere ittiğim bilgiler, hikayeler var. daha çok yazmaya ihtiyacım var. meseleler arasında kaybolmadan, pes etmeden, odaklanarak yazmaya, okumaya ve dağılmamaya ihtiyacım var.

bazı fotoğraflara baktıkça çok çok özlüyorum seyahat ederken bir fotoğraf çekip altına yazdığım yazıları. dünyanın bi ucunda yere atılmış bir bakery çöpü, bir mutluluğu anımsatacak kadar mühim bir şey yazmış olabiliyor üstüne. gününüz güzel geçsin der gibi.

12 Ekim 2021 Salı

40metrekare'ye sığan yaşamlar

insan insan, insan nedir İnsan insan dedikleri
İnsan nedir şimdi bildim
Can, can deyü söylerlerdi
Ben can nedir şimdi bildim.

aslında benim işim gücüm insanlarla, insanla, insan olmakla. yoga yapılan matlar sanıyorum 1 metrekare. yoga yaptığımız, artık buluştuğumuz salon da 40 metrekare var ya da yok. neler sığdırıyoruz oralara.
mesela onlarca binlerce kilometrelerce uzak yerlerden gelen insanlar. What's your mission and vision?
bugün tam da sabah saat 7de bu soruyla karşılaştım, esprilerin içinde. (mastermind her ne ise :)) sonra hayalleri olan kadınları dinledim, hayalleri olan bir adam.
ve bu hayalleri sığdırdığımız o yuvarlak kafalarımız.
bir soruyla karşılaşmıştım çocukken henüz, kafalarımız neden yuvarlak diye. cevabını veren başka bir çocuk vardı, fikirlerimiz rahatça dolaşabilsin diye :)
bugün fikirlerimizin hayat bulmak için ağızdan, kulaklara, belki mümkünse kulaklardan kalplere indiği bir gündeydik en ne yapacağımızı bilmediğimiz günlerde. günler günleri kovalıyor, emlakçılar hayalleri, hayaller çocukları, ebeveynler paraları kovalıyor. 'gerçek' her ne ise, bir şeyler zihnimizden geçiyor ve onu gerçeğe dönüştüren emek, para, doğru zaman, motivasyon her şeye ihtiyacamız var gibi görünüyor.
hayat bazen bana çok karmaşık geliyor, bütün dünyaya enerji veren sistemlerin belirsizliği kadar, internet ağının tüm evrene yayıldığını bilmek ve bir gün her şeyden uzak bir palmiye ağacının altında hindistan cevizi suyu içeceğim şekerkamışlarının tadını alabildiğim bir basitlikte yaşıyoruz.
ve tüm misyonlar ve vizyonlar bir harita ve rehber içeriyor, Parfümün Dansı kitabında Tom Robbins, haritasız ve rehbersiz yolculuk yapan gezginler için her beklenmedik plan değişimi bir sevinç dalgası getirir diyor. kendimi her ne kadar gezgin gibi hissetsem de zaman zaman 5 yıldır mola verdiğim bu limanda bulduğum sevinç kırıntıları(sörf dalgası olmayan dalgalar) hissederken yakalıyorum.
ve bütün sevinç dalgalarımı paylaşıyorum 1 metrekareye oturmaya karar veren herkes ile. sevgiyle. merakla. çemberler içinde.

3 Ekim 2021 Pazar

'seçim sorumluluğu'

eskiden uzun uzun araştırıp filmler izlerdik, film yönetmenlerinin aklına gelmeyecek şekilde yorumlanan sembolleri okur saçmalardık. sonra büyüyorum sanınca daha farklı koşturmacalar girdi hayata.
gün ortası böyle hayatın en yoğun hatta koşturmacalı olduğu an. durup düşünmek için en harika anlar olmayabiliyor. belki gün doğumunda hayatın yeni uyanmaya başladığı anlar, belki geceyarısı şehrin biraz daha sakinleştiği diğer anlarsa bu sessizlik anları için harika. içimizde hiç durmak bilmeyen koşturmacalı taraf şimdi nereye koşacak? aklımdan bambaşka şeyler geçerken, dikkatim dağılıp tamamen unutunca yazacaklarımı yeniden toparlamak zaman alıyor. en son dağılmadan, bölünüp başka bir şeyke uğraşmadan bir şeyler yapalı ne kadar oldu sahi?
bugün eğer bu haftasonu eğitimden alıp götürdüklerimizle bir kitap yazmış olsaydık bu kitabın adı ne olurdu ve arka kapağında ne yazardı sorusu geldi psikodramada. benim kitaplarım ve filmlerim hep yollar. paralel yaşamlar, bir roman. kahramanımızın yaptığı 2 farklı seçimle yaşayabileceği 2 farklı yaşam ihtimalini anlatıyor bu ilham veren öyküde.
ilhamınızı nasıl alırdınız?
seçimlerinizin sorumluluğunu alarak başlasanız iyi edersiniz :)