bu yazının adı zaman çünkü nasıl geçtiğini anlamadığınız, bazen hemen geçse istediğiniz, bazen de yetiştirecek onlarca dosya işin arasında yetiştiremediğiniz bir şey zaman.
şu günler hızla geçiyor. son 6 aylık yerleşik iş hayatında mesleki tecrübe denen şeyi ediniyorum. insan gelişirken bir yandan da eksiklerini daha çok görüyor. tam 'piştim' diyeceğin anda bakıyorsun ocağın altı bile yanmamış diye düşündüren insanlar çıkıyor karşına.
belki en zoru, kitap bilgisini ve evrensel doğru diye bildiğin noktaları anlaşılır kılarak anlatmak.
bu süreçte insana iyi gelen, ömür uzatan reçeteler sunan bilimle uğraşan insanlar çıkıyor karşıma. stresten uzak, egzersizi bol, az ve çeşitli yemek yemeli, iyi sosyal ilişkiler içinde, 'comfort zone' dışına çıkmalı bir hayat öneriyorlar. bunlar ömrü uzun tutan bileşenler.
bir de zaman yönetimi kısmı var en çok zorlandığım. gidilecek yollar, keşfedilecek bir terapi dünyası, derinleşen bir zihin-beden ilişkisi var. bu tercihler zamanın her anını bütünün hayrına değerlendirmeyi gerektiriyor.
17 Haziran 2018 Pazar
27 Mayıs 2018 Pazar
ses
sesimi duyan var mı?
bazen sıkışıyorum, sanki bir alanda giderek daralıyor duvarlar, nasıl çıkacağımı bilmeden kendimi sıkıyorum. fiziksel tepkiler veriyor beden.
siz napıyorsunuz/napardınız böyle anlarda/durumlarda?
bazen sıkışıyorum, sanki bir alanda giderek daralıyor duvarlar, nasıl çıkacağımı bilmeden kendimi sıkıyorum. fiziksel tepkiler veriyor beden.
siz napıyorsunuz/napardınız böyle anlarda/durumlarda?
19 Mayıs 2018 Cumartesi
yeni- sıradan
anlamlandıramağımız şeyleri anlamlandırma yolunda, yeni bir maceraya doğru adım attım, tosbağa çantamla. evimi sırtımda taşıdığım çantamla kocaeli kıyılarında uzun bir yolculuğa çıkıyoruz. yalnızca bir eğitim değil aynı zamanda kendi başına iç yolculuklara olanak verecek bu yolda, kolaylıkla, farkındalıkla, sevgiyle öğrenmeyi diliyorum. verimli, bereketli bir yıl olacak.
önümüzdeki ay başlıyoruz.
hayatımıza katkılarıyla, bereketiyle gelecek bu uzun yolculuk. farkındalık gelişmesiyle barıştığım zamanlardan beri, bu süreci yönetmek için daha çok çalışıyorum.
cebinizdeki terapist olma yolunda yeni bir akışta, terapiye yeni bir bakışla, yoga ve seyahatlerden öğrendiklerimizle, bilgi üzerinden yeni üretimler yapmak, hem kendi hayatıma hem başka insanlara 'iyi' dokunuşlarla dünyayı daha yaşanılır bir yere getirmek amacındayım.
dünya kendi başına dönmeye devam ederken, yeni bir nesil doğup büyürken, hem ebeveynleri anlamak hem sağlıklı, mutlu, meraklı çocuklar yetişsin diye uğraşıyoruz.
bazı sorular var ki cevaplarını bu süreç öğretiyor olacak bize. çocukluk travmaları, genetik yatkınlıklar, kaygılar, hastalığını sahiplenen insanlar, bağımlı ilişkiler, öfke hali, sinir krizleri, inat...
önümüzdeki ay başlıyoruz.
hayatımıza katkılarıyla, bereketiyle gelecek bu uzun yolculuk. farkındalık gelişmesiyle barıştığım zamanlardan beri, bu süreci yönetmek için daha çok çalışıyorum.
cebinizdeki terapist olma yolunda yeni bir akışta, terapiye yeni bir bakışla, yoga ve seyahatlerden öğrendiklerimizle, bilgi üzerinden yeni üretimler yapmak, hem kendi hayatıma hem başka insanlara 'iyi' dokunuşlarla dünyayı daha yaşanılır bir yere getirmek amacındayım.
dünya kendi başına dönmeye devam ederken, yeni bir nesil doğup büyürken, hem ebeveynleri anlamak hem sağlıklı, mutlu, meraklı çocuklar yetişsin diye uğraşıyoruz.
bazı sorular var ki cevaplarını bu süreç öğretiyor olacak bize. çocukluk travmaları, genetik yatkınlıklar, kaygılar, hastalığını sahiplenen insanlar, bağımlı ilişkiler, öfke hali, sinir krizleri, inat...
29 Nisan 2018 Pazar
kendi yolunda
kendi yolumda, kendi başıma, bazen başa çıkmakta zorlandığım anlarda kelimeleri bile toplamakta zorlanıp yazamayıp korku ve endişelerle dolup taşarken, kendi yazılarımın birinin bir anda karşına çıkıp böyle ufak bir şaşkınlık ve gülümseme yaratmasına ne demeli bilmiyorum.
benzer bir durumun içinden çıkıp üstünden senesi geçmeden yine benzer düşüncelerden çıkış yolu aramak...
ne bileyim, hayal ettiğim dünyaya yakınlaşmaya çalışırken bir yandan sabit olan faturası bol olan bir düzende kendinle kalmayı zorlaştırıp bir yandan da sürekli almaya, yetinmemeye ve daha fazlasını istemeye çok müsait bir düzende, bu görünmez kaosun içinde kaybolmaya niyetim yok.
yollardan başka hayallerimin olmadığı, yolculuğun keyifli olduğu zamanlardan, ara sıra belirsizliklerde kaybolmaya devam.
bir süredir blog yazma işlerinden uzaktayım, hayatın içinde hoş bir telaşın içindeyim, yakında yavaş yavaş gelecek yazılar ve yeni seyahatler ve projeler.
Sevgiyle.
benzer bir durumun içinden çıkıp üstünden senesi geçmeden yine benzer düşüncelerden çıkış yolu aramak...
ne bileyim, hayal ettiğim dünyaya yakınlaşmaya çalışırken bir yandan sabit olan faturası bol olan bir düzende kendinle kalmayı zorlaştırıp bir yandan da sürekli almaya, yetinmemeye ve daha fazlasını istemeye çok müsait bir düzende, bu görünmez kaosun içinde kaybolmaya niyetim yok.
yollardan başka hayallerimin olmadığı, yolculuğun keyifli olduğu zamanlardan, ara sıra belirsizliklerde kaybolmaya devam.
bir süredir blog yazma işlerinden uzaktayım, hayatın içinde hoş bir telaşın içindeyim, yakında yavaş yavaş gelecek yazılar ve yeni seyahatler ve projeler.
Sevgiyle.
18 Mart 2018 Pazar
nefes ve çocuk
nereden başlayacağımı bilemediğim bir sebep sonuç serisi ile başladım çocuklarla çalışmaya. sebebi çok da uzak olmayan çocukluğuma dair çok fazla şeyin bugünü etkilediğini görüp daha çok o günleri hatırlamak idi belki. bugünü daha çok anlamlandırmak.
şimdilerde çocukların hayatlarına bir parça da olsa dokunabilmek adına onlarla, daha çok ebeveynleriyle çalışma fırsatı buluyorum. çocuğunuza her defasında 'sen değerlisin' mesajını verin diyorum, tutarlılık içinde. aile rutinleriniz önemli.
ve çocuklarla ne hissettiklerini konuşmak, farkındalıkla nefes alıp vermelerini sağlamak, meditasyondan bahsetmek ve yoganın bütünleşmek olduğunu anlatmak. 'çocuklar ne anlar ki' demeden önce yapılan her egzersizin aslında çocukların zihinlerine ekilen bir tohum. tohum belki şu anda nadasta ve toprağını bulup, çatlayıp günü geldiğinde bir fidan olacak, güçlenip köklenecek ve uzayıp ulaşacak gökyüzüne. günü geldiğinde çocuk artık kendi benliğinin daha çok farkına vardığında, ona iyi gelmiş, gelecek olduğunu hatırlatan bir tohumu (nefesi) hatırlıyor olacak.
işte böyle aslında ilk çağlardan beri çocukları, çocukluğu yere göğe sığdıramayıp rahat bırakamayıp özgürleştiremeyen zihniyetlere karşı bir mücadele veriliyor bulunduğumuz çağda. bunu en iyi ifade eden şiirlerden biri de Halil Cibran'ın şiiridir.
şimdilerde çocukların hayatlarına bir parça da olsa dokunabilmek adına onlarla, daha çok ebeveynleriyle çalışma fırsatı buluyorum. çocuğunuza her defasında 'sen değerlisin' mesajını verin diyorum, tutarlılık içinde. aile rutinleriniz önemli.
ve çocuklarla ne hissettiklerini konuşmak, farkındalıkla nefes alıp vermelerini sağlamak, meditasyondan bahsetmek ve yoganın bütünleşmek olduğunu anlatmak. 'çocuklar ne anlar ki' demeden önce yapılan her egzersizin aslında çocukların zihinlerine ekilen bir tohum. tohum belki şu anda nadasta ve toprağını bulup, çatlayıp günü geldiğinde bir fidan olacak, güçlenip köklenecek ve uzayıp ulaşacak gökyüzüne. günü geldiğinde çocuk artık kendi benliğinin daha çok farkına vardığında, ona iyi gelmiş, gelecek olduğunu hatırlatan bir tohumu (nefesi) hatırlıyor olacak.
işte böyle aslında ilk çağlardan beri çocukları, çocukluğu yere göğe sığdıramayıp rahat bırakamayıp özgürleştiremeyen zihniyetlere karşı bir mücadele veriliyor bulunduğumuz çağda. bunu en iyi ifade eden şiirlerden biri de Halil Cibran'ın şiiridir.
'Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz,ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız,çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu,sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu,uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.'
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz,düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz,ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez,dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yaysınız,çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
Okçu,sonsuzluk yolundaki hedefi görür
Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
Okçunun önünde kıvançla eğilin
Çünkü okçu,uzaklara giden oku sevdiği kadar
Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.'
farkındalıkla, özgürce büyüyen nesillere.
Etiketler:
çocuk,
farkındalık,
halil cibran,
meditasyon,
nefes,
psikolog,
şiir,
tohum
6 Mart 2018 Salı
'buddha'yı keşfet' içindeki buddhayla tanışmak için meditasyon kartları serisi, buddha'nın meditasyon kartlarını neredeyse kim çektiyse yakın zamana ait bir ihtiyaca yönelik cevaplar ulaştırdı.
ben bu hafta başına biraz hazırlıksız yakalandım, zihnim de nereye gittiğini bilmeden bir orada bir burada birbirini takip etmeyen davranışları ve olay örgülerini düşünürken anda kalamadı. az önce çektiği kartta da
'öğrenilmesi gereken tek şey uyanık olmaktır.
izle! attığın her adımı izle.
zihninden geçen her düşünceyi izle.
seni ele geçiren her arzuyu izle.
her küçük hareketi izle - yürüme, konuşma, yeme,
duş yapma.her şeyi izlemeye devam et.
her şeyi izlemek için bir fırsat olmasına izin ver.
ve sen izlediğinde, bir netlik belirir.
neden izleyicilikle ortaya netlik çıkar?
çünkü daha dikkatli oldukça, aceleciliğin daha çok yavaşlar.
daha zarif olursun.
izlediğinde, geveze zihnin daha az konuşur.
çünkü gevezeliğe dönüşen enerji şimdi değişip izleyicilik
olur. Bu, aynı enerjidir.' diyor.
daha öğrenilecek çok şey, gidilecek çok yol var. aldığım bu mesajı da sevgiyle kabul ediyorum.
ve bir süredir sanki bir psikoterapist ile terapi çalışmak ihtiyacı hissediyorum, bazen yıllar sonrasını düşünmeden yaşadığım için mutlu oluyorum. şu ana yetişmeye çalışırken, gözden kaçırdığım şeyler olmaması için daha çok dikkat ediyorum. sanki bunları ona onlatsam kaçırmış olabileceklerime ayna tutacak...
artık hayatımın büyük bir kısmı yoga ve onun getirdikleriyle şekilleniyor. mesela haftada 10 saat yoga var hayatımda, aslında bu 168 saatlik bir haftanın 50 saati uykuda geçerken, 50 saatinin işte geçtiği varsayıldığında çok büyük bir yüzdelik kapsamasa da aslında artık her anda var ve bu çok iyi hissettiriyor. #dosomethingforyouandforyourbody çok sevdiğim bir kalıp. sevmek önemli, dikkat etmek, değer vermek işini de kalitesini de artırıyor. bugün yaptığımız yoga sonrasında 'bugünkü yoga harikaydı diyen 5 yaşındaki bir çocuktan sonra, kafanı karıştırıp motivasyonunu düşürebileceğin onca şey arasında iyi olanı alabiliyorsun. farklı olmak, farkında olmak, bilgileri dönüştürmekten geliyor. bu içinde bulunduğum dönem artık öğrendiğim şeyleri pratiğe dökme dönemiydi ve öğretirken öğrenmek gibi bir gerçekle yüzleşmeye başladım. şimdi hem online hem de birebirde öğrendiğim birçok ders bilgisini harmanlayıp sunmaya çalışıyorum, deniyorum.
yoga eğitmenliği eğitimi sırasında hocalarım bazı dedikleri kulaklarımda hep çınlıyor.
'yapamadığınız pozdan kaçmayın' 'practice practice practice' 'ders çok iyi geçti diye egoya düşmeyin'
çok büyük kurtarıcılar benim için.
bazen de temmuza plan yapamamayı düşünüyorum. o zaman ne olacağını bilmiyorum. aklımda hep nepal, katmandu ve düzen var. sürekli mutlu olduğumu vurgulamayacağım kadar mutluyum.
ben bu hafta başına biraz hazırlıksız yakalandım, zihnim de nereye gittiğini bilmeden bir orada bir burada birbirini takip etmeyen davranışları ve olay örgülerini düşünürken anda kalamadı. az önce çektiği kartta da
'öğrenilmesi gereken tek şey uyanık olmaktır.
izle! attığın her adımı izle.
zihninden geçen her düşünceyi izle.
seni ele geçiren her arzuyu izle.
her küçük hareketi izle - yürüme, konuşma, yeme,
duş yapma.her şeyi izlemeye devam et.
her şeyi izlemek için bir fırsat olmasına izin ver.
ve sen izlediğinde, bir netlik belirir.
neden izleyicilikle ortaya netlik çıkar?
çünkü daha dikkatli oldukça, aceleciliğin daha çok yavaşlar.
daha zarif olursun.
izlediğinde, geveze zihnin daha az konuşur.
çünkü gevezeliğe dönüşen enerji şimdi değişip izleyicilik
olur. Bu, aynı enerjidir.' diyor.
daha öğrenilecek çok şey, gidilecek çok yol var. aldığım bu mesajı da sevgiyle kabul ediyorum.
ve bir süredir sanki bir psikoterapist ile terapi çalışmak ihtiyacı hissediyorum, bazen yıllar sonrasını düşünmeden yaşadığım için mutlu oluyorum. şu ana yetişmeye çalışırken, gözden kaçırdığım şeyler olmaması için daha çok dikkat ediyorum. sanki bunları ona onlatsam kaçırmış olabileceklerime ayna tutacak...
artık hayatımın büyük bir kısmı yoga ve onun getirdikleriyle şekilleniyor. mesela haftada 10 saat yoga var hayatımda, aslında bu 168 saatlik bir haftanın 50 saati uykuda geçerken, 50 saatinin işte geçtiği varsayıldığında çok büyük bir yüzdelik kapsamasa da aslında artık her anda var ve bu çok iyi hissettiriyor. #dosomethingforyouandforyourbody çok sevdiğim bir kalıp. sevmek önemli, dikkat etmek, değer vermek işini de kalitesini de artırıyor. bugün yaptığımız yoga sonrasında 'bugünkü yoga harikaydı diyen 5 yaşındaki bir çocuktan sonra, kafanı karıştırıp motivasyonunu düşürebileceğin onca şey arasında iyi olanı alabiliyorsun. farklı olmak, farkında olmak, bilgileri dönüştürmekten geliyor. bu içinde bulunduğum dönem artık öğrendiğim şeyleri pratiğe dökme dönemiydi ve öğretirken öğrenmek gibi bir gerçekle yüzleşmeye başladım. şimdi hem online hem de birebirde öğrendiğim birçok ders bilgisini harmanlayıp sunmaya çalışıyorum, deniyorum.
yoga eğitmenliği eğitimi sırasında hocalarım bazı dedikleri kulaklarımda hep çınlıyor.
'yapamadığınız pozdan kaçmayın' 'practice practice practice' 'ders çok iyi geçti diye egoya düşmeyin'
çok büyük kurtarıcılar benim için.
bazen de temmuza plan yapamamayı düşünüyorum. o zaman ne olacağını bilmiyorum. aklımda hep nepal, katmandu ve düzen var. sürekli mutlu olduğumu vurgulamayacağım kadar mutluyum.
23 Şubat 2018 Cuma
şu an ne hissettiğine bir bak. bedeninde, zihninde ve kalbinde neler neler oluyor farkına varabiliyor musun? nefesini izleyebiliyor ve anda kalmayı başarabiliyor musun?
etrafta bir koşturmaca var, zihinde yakalayamadığımız düşünceleri; acele edince, koşunca, hızlı konuşunca, çok yeyince, daha çok isteyince sanki o içses'i susturup devam edebilecek gibi koşturmaya devam ediyoruz.
Sanki varacak yere o yolları geçmeden, yolları unutup da vardığımız yerde mutlu olacakmışız gibi.
Mutlu bir hayat zihnin sükunetinde yatar diyor Cicero, bunu temel alarak zaten mutluluğun da tanımını anlik bir neşe hali yerine sürekli bir memnuniyet ve dengelilik hali olarak yapabiliyoruz.
Koşturmaya ne için başladığını bilen insan, kendi memnuniyetini meraklarıyla istekleriyle renklendirince dengeyi daha kolay yakalıyor.
Şimdi gene bana gelecek olursak, tüm fiziksel sükunetimi koruyarak, hayattan beklentilerimi ve çalışmak için harcadığım tüm zamanı en yakın zamanda rotamızı Asya'ya doğru yöneltmek için kullanıyorum.
etrafta bir koşturmaca var, zihinde yakalayamadığımız düşünceleri; acele edince, koşunca, hızlı konuşunca, çok yeyince, daha çok isteyince sanki o içses'i susturup devam edebilecek gibi koşturmaya devam ediyoruz.
Sanki varacak yere o yolları geçmeden, yolları unutup da vardığımız yerde mutlu olacakmışız gibi.
Mutlu bir hayat zihnin sükunetinde yatar diyor Cicero, bunu temel alarak zaten mutluluğun da tanımını anlik bir neşe hali yerine sürekli bir memnuniyet ve dengelilik hali olarak yapabiliyoruz.
Koşturmaya ne için başladığını bilen insan, kendi memnuniyetini meraklarıyla istekleriyle renklendirince dengeyi daha kolay yakalıyor.
Şimdi gene bana gelecek olursak, tüm fiziksel sükunetimi koruyarak, hayattan beklentilerimi ve çalışmak için harcadığım tüm zamanı en yakın zamanda rotamızı Asya'ya doğru yöneltmek için kullanıyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)